Başlangıç > Uncategorized > TARİHTE AĞUSTOS AYI

TARİHTE AĞUSTOS AYI


TARİHTE AĞUSTOS AYI

Mehmet Ali Sulutaş

1 Ağustos: Hüseyin Mümtaz, 1 Ağustos 2005’te yazmış, “1 AĞUSTOS’U ISKALAMAK!..” başlıklı yazısına, “Ecevit, ‘Vahdettin Sevr’i imzalamadı’ demiş.. RTE de Gümrük Birliği Protokolünü imzalamadı….” diye başlayıp; “Tarih nasıl Vahdettin’in Malatya Zırhlısı’na binip İngiliz’e iltica ettiğini yazıyorsa; 1995’te Gümrük Birliğine Çiller zamanında girdiğimizi; AB Anayasası’nın RTE-AG ikilisi tarafından imzalanıp, GB Protokoeklünün de onların iktidarında yürürlüğe girdiğini yazacaktır…” diye geliştirip; bütün bunlar olurken ey millet 1 Ağustos’a her zamankinden fazla sahip çıkmamız gerektiği açık değil mi? Çünkü 1 Ağustos’u unutmak, unutturmak, unutturmaya kalkmak tarihe ihanettir. Bu gün 1 Ağustos’u unutan yarın 29 Ekimi, 19 Mayısı unutur. Protokolü imzalarken yayınlanan “Tanımayrum!..” sözüyle kendimizi kandırmayalım, yukarıda sıraladıklarımızdan sonra en ufak bir kıymet-i harbiyesi bulunmamaktadır… “57. Alay Çanakkale, Trablusgarp, Filistin, Sakarya, Karabağ, Karasu, Kerkük, Kıbrıs’ta; her yerde. Hepimiz 57. Alayın neferiyiz, eriyiz…”

2 Ağustos: 1491’de Museviler din değiştirmediklerinden İspanya’dan ayrıldılar. Kemal Reis kadırgalarıyla İstanbul’a gelip Osmanlı topraklarına kabul edildiler…

3 Ağustos: 1948’de Güreş Milli Takımı Londra Olimpiyatlarında birinci oldu.

4 Ağustos: 1791’de Osmanlı-Avusturya arasında Ziştovi Barış Antlaşması imzalandı.

5 Ağustos: 1921’de Gazi Mustafa Kemal, Türk Orduları Başkomutanlığı’na seçildi.

6 Ağustos: 1922’de İsmet İnönü, ordu komutanlarına taarruza hazırlık emrini verdi. Mustafa Kemal Paşa da Ankara‘ya dönüşünde, taarruz planını Bakanlar Kuruluna açıkladı.

7 Ağustos: 1919’da Erzurum Kongresi bitti.

8 Ağustos: 1928’de Taksim Cumhuriyet Anıtı açıldı. 30 bini aşkın halk katıldı.

9 Ağustos: 1915’e Birinci Anafartalar Utkusu (Zaferi) kazanıldı.

10 Ağustos: 1914’te İngiliz donanmasından kaçan "Goeben" ve "Breslau" adlı iki Alman zırhlısı Türkiye‘ye sığındı. İki zırhlı daha sonra "Yavuz" ve "Midilli" adlarını aldı.

10 Ağustos: 1922’de Sevr Anlaşması imzalandı.

11 Ağustos: 1923’te TBMM’nin II. Dönemi…. 1940’ta Cumhuriyet gazetesi kapatıldı.

12 Ağustos: 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu, Fethi Okyar başkan oldu…

13 Ağustos: 1923’te Mustafa Kemal Paşa TBMM başkanlığına yeniden seçildi.

14 Ağustos: 1923’te Rauf Orbay Başbakanlıktan ayrıldı; yeni BB, Fethi Okyar oldu.

15 Ağustos: 1935’te Hitler, Alman-Yahudi evliliğini yasakladı. Gülnar’da doğdum…

15 Ağustos: 1947’de Hindistan bağımsızlığını kazandı; J. Nehru ilk başbakan oldu.

16 Ağustos: 1953 ‘te Türkiye, İzmir Panayakopu’da yapılan Meryemana Evi açıldı.

16 Ağustos: 1974 ‘te Prof. Papandreu 7 yıl sürgünden sonra Yunanistan’a geri döndü. 16 Ağustos: 1968’de, Toronto-York Ü’de, İktisat doktorası için kendisiyle görüştüm…

17 Ağustos: 1915’te Çanakkale’de Kireçtepe Savaşı kazanıldı.
17 Ağustos: 1922’de Büyük Taarruz öncesinde M. Kemal Paşa, cepheye hareket etti.

17 Ağustos: 1978’de 1948 Londra Olimpiyat Şampiyonu güreşçi Mersinli Ahmet öldü.

17 Ağustos: 1999’da Marmara depremi oldu. 7.4 şiddetli deprem 45 saniye sürdü. Gölcük merkezli depremde 18, 373 ölü, 48, 901 yaralı, yüz binlerce evsiz var.
18 Ağustos: 1227’de Moğol imparatoru Cengiz Han; attan düşerek öldü.

18 Ağustos: 1791’de İngiltere, Prusya ve İspanya’nın araya girmesiyle, OsmanlıRus savaşı sona erdi, sekiz aylık bir süre için Kalas Mütarekesi imzalandı.

18 Ağustos: 1932’de Keriman Halis Dünya Güzeli seçildi. Halis, M. Kemal Paşa’ya çektiği teşekkür telgrafında, “Başarım, kadına verdiğiniz değerin sonucudur…” dedi. 19 Ağustos: 1630’da Evliya Çelebi elli yıl sürecek seyahatlerine başladı.

19 Ağustos: 1945’te Tevfik Fikret‘in “Aşiyan” (Kuş Yuvası) adını verdiği evi, müze olarak düzenlenerek, şairin 30. ölüm yıl dönümünde halka açıldı. “Edebiyat-ı Cedide”, “Hamit”, “Fikret” salonları da 1946‘da düzenlenerek müzeye eklendi.

 20-30 Ağustos: Hikmet Bila yazmış “83 YIL SONRA” başlıklı yazıda: “Bugün Türkiye tarihinde önemli bir gün. 83 yıl önce bugün Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, TBMM Orduları'na Büyük Taarruz emrini vermişti. İngilizlerin destekleyip kışkırttığı Yunan orduları Sakarya Nehri'ne kadar geniş bir Anadolu toprağını işgal altında tutuyordu. Bununla da kalmıyor, Ankara'yı ele geçirip Türk kurtuluş mücadelesini tamamen boğmanın hesaplarını yapıyordu. 
 Arkasında koskoca İngiliz emperyalizmi vardı. O güven ve rahatlıkla her geçen gün hedef büyütüyordu. Başkomutan M. Kemal ise işgalciler için son ağları örüyordu. ‘'Ben daha Haziran ortala-rında taarruza karar vermiştim. 20-21 Ağustos 1922 gecesi, ordu komutanlarını da cephe karargâhına çağırdım. Genelkurmay Başkanı ile Cephe Komutanı'nı da yanımda bulundurarak taarruzun nasıl yapılacağını, harita üzerinde bir savaş oyunu olarak açıkladım. Taarruzumuz, baskın halinde yürütülecekti. Yığınak ve hazırlıklar gizli kalacaktı. Bütün yürüyüşler gece yapılacak, birlikler gündüzleri köylerde ve ağaçlıklar altında dinleneceklerdi. 26 Ağustos sabahı, savaşı idare ettiğimiz Kocatepe'de hazır bulunuyorduk. Sabah 5.30'da topçu ateşimizle taarruz başladı. Efendiler, 2 gün içinde düşmanın müstahkem cephelerini düşürdük. 
 Yenilen düşman ordusunun bütün kuvvetlerini kuşattık. 30 Ağustos'ta yaptığımız savaş sonunda (buna Başkomutanlık Muharebesi adı verilmiştir) düşmanın ana kuvvetlerini yok ettik ve esir aldık. Düşman ordusunun başkomutanlığını yapan General Trikopis de esirler arasına girdi. Kesin sonucu 5 günde almıştık. 31 Ağustos 1922 günü, ordularımız İzmir'e doğru ilerliyorlardı.'' Büyük Taarruz konusunda söylenecek çok şey vardır. Askerlik açısındandan, taktik açıdan, stratejik açıdan, siyasal açıdan... Bu kadar kısa sürede, iki hafta içinde kendinden daha üstün bir işgal ordusunu meydan savaşlarında yenmek. 400 kilometreden fazla mesafeyi çarpışarak iki haftada aşmak ve İzmir'e girmek. Dile kolay… 
 Büyük Taarruz'un ayrıntılarını, hatta sonrasını da anlatmaya gerek yok. Biliyoruz ki, TC’nin kuruluşu o zaferle mümkün olmuştur.O zafer kazanılmasaydı ne bağımsız bir Türkiye olur ne de Türk toplumu çağdaş, modern, aydınlık yola girebilirdi. Gerçeğin çocuklarımıza ve gençlerimize çok iyi anlatılması gerekiyor. Kurtuluş Savaşı'nın, zaferlerin, kahramanlıkların, özverilerin küçümsendiği, ''Kurtuluş Savaşı yapılmasaydı daha iyi olurdu'' diyenlerin baş tacı edildiği şu günlerde... Büyük Taarruz'dan 83 yıl sonra Türkiye'nin başında kara bulutlar dolaşırken. Bağımsızlığın, özgürlüğün, aydınlığın, cumhuriyetin başına çoraplar örülürken…”

Bilgi: Babam (??-1944) 13.5 yıl kesintisiz askerlik yapmış; tam terhis olacakken, BDS, ardından KS çıkmış. 6 Eylül’den sonra 2-3 şehitlikle eksilen ailesine, köyüne kavuşmuş…

Reklamlar
Kategoriler:Uncategorized
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: